BAŞKANIN MESAJI

BAŞYAZI

Üyelerimizin ve şubelerimizin karşı karşıya olduğu zorlukları, talep ve beklentilerini çok iyi biliyoruz. Daha önce başlattığımız üye ve şube ziyaretlerini toplu iş sözleşmeleri sürecinde de devam ettirdik. Üyelerimizi, şubelerimizi ziyaret ediyor, sorunları ve talepleri yerinde dinliyor, çözüm üretmek için sıkı bir çalışma yürütüyoruz. 

Kamu toplu iş sözleşmeleri için Çerçeve Anlaşma Protokolü, Konfederasyonumuz TÜRK-İŞ tarafından 3 Temmuz 2017 tarihinde imzalandı. TES-İŞ olarak, kamu kesimi toplu iş sözleşmeleri sürecini bir bütün olarak takip ettik. Çerçeve Anlaşma Protokolü imzalanmadan önce düzenli olarak bir araya gelen tüm Koordinasyon Kurulu toplantılarına aktif bir şekilde katıldık ve toplantılara ev sahipliği yaptık. Üyelerimizden ve şubelerimizden bizlere gelen taleplere göre Çerçeve Protokolün oluşmasına katkı sunduk. Gelişmeleri sürekli olarak teşkilatımızla paylaştık. 

Bu çalışmaların sonucunda imzalanan çerçeve protokolle elde edilen ücret artışları ve kazanımlarla ilgili üyelerimizden aldığımız geri bildirimlerin çok büyük oranda olumlu olduğunu görüyoruz. Ancak, olumlu görüşler elbette bütün beklentilerimizin gerçekleştiği anlamına gelmiyor. 

Çerçeve Anlaşma Protokolü’nün imzalanmasının ardından örgütlü olduğumuz işyerleri ile sözleşme müzakerelerimize hız verdik. Sektörler ve üyelerimizin çalışma koşullarındaki farklılıkları da dikkate alarak, daha önce çeşitli toplantı ve platformlarda sıklıkla dile getirdiğimiz işyerlerine özgü taleplerimizi de sözleşmelerimize ekleyebilmek için yoğun bir çalışma dönemine girdik. Elbette tek bir sözleşme ile bütün sorunların aşılmasını beklemiyoruz, ancak ek taleplerimizi tek tek sözleşmelerimize ekletmek ve bunları işverenin borç hanesinde bekletmemek için de var gücümüzle çalışıyoruz. 

Bir yandan toplu sözleşme sürecimiz devam ederken diğer yandan genel anlamda kazanılmış sendikal hak ve özgürlükleri korumak ve geliştirmek, sendikamızın uluslararası alandaki faaliyet ve ilgi alanlarını arttırmak için de önemli adımlar atmaya devam ediyoruz. 

Genel Merkez Yönetim Kurulu üyesi çalışma arkadaşlarımla birlikte şube genel kurullarımıza katılıyor, tartışmaları dinliyor ve gelecek planlarımızı bu tartışmalara göre güncelliyoruz. Bu vesileyle, genel kurullarda seçilerek görev üstlenen tüm şube başkanı, yöneticisi ve kurul üyesi arkadaşlarımıza başarılı bir çalışma dönemi diliyorum.    

Birinci yılını geride bıraktığımız 15 Temmuz ihanetini unutmuyor, unutturmuyoruz. O gece yaşananları her gün anarak ve hatırlatarak, milli birlik ve beraberliğimizi daha da pekiştirmek için çalışıyoruz. Böylece; Türkiye’nin öncü sendikalarından birisi olarak kendisini en iyi şekilde koruyabilen, ileri bir demokrasiye sahip olabilmek için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getiriyoruz. 

Türkiye’nin 15 Temmuz gecesi yaşananlardan ders alarak her zamankinden daha güçlü bir geleceğe doğru hızlı adımlarla yürüdüğüne inanıyoruz. Özellikle enerji sektörü olmak üzere yapılan yeni yatırımlarla, uluslararası finans kuruluşlarının birer birer yükselttiği büyüme tahmin oranlarıyla, teröre karşı verilen mücadelede elde edilen başarılarla ülkemizin geleceğine iyimser bir şekilde ve umutla bakıyoruz. Milli gelirdeki artışın üyelerimize ve tüm işçi kesimine olumlu bir şekilde yansıması, gelir dağılımında adaletin, mutlaka sağlanması gerektiğine inanıyor, bunun için azim ve kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz. 

Biz bu şekilde işçi ücretlerinin ülke geliri ile orantılı bir şekilde artması, aynı zamanda kazanılmış hakların geliştirilmesi gerektiğini söylerken, bunun aksi söylemlerden ve özellikle kıdem tazminatı hakkının sıklıkla gündeme getirilmesinden rahatsızlık duyuyoruz. Rahatsızlığımızı, mevcut haklarımızı geriye götüren hiçbir düzenlemeyi kabul etmeyeceğimizi ve kıdem tazminatı konusunda hiçbir şekilde taviz vermeyeceğimizi her fırsatta dile getiriyoruz. 

Örgütlenmede ve hak mücadelemizde bizi zorlayan taşeron işçi ve NACE kodlaması meselelerini sürekli olarak gündemde tutuyoruz. TES-İŞ, yaklaşık yüzde 24 olan sektörel örgütlenme oranı ile Türkiye’deki en yüksek temsil oranına sahip sendikadır. Bu oranı elbette yeterli bulmuyoruz. Ülkemizdeki genel sendikal örgütlenme oranının yüzde 11.95 gibi düşük bir seviyede olmasından da ayrıca rahatsızlık duyuyoruz. Sendikal örgütlenme ne kadar zor olursa olsun, bu oranları yükseltmek, sendikalarımızın ve TÜRK-İŞ’in sahip olduğu örgütlü gücü korumak zorundayız. 

Yaşanan tartışmalara ve bazı taleplere rağmen; TÜRK-İŞ, 2017 yılında da en fazla temsile haiz konfederasyon olma niteliğiyle 106. Uluslararası Çalışma Konferansında işçi delegesi olarak Türkiye’deki çalışanları temsil etmiştir. Sendikamız bu noktada, haziran ayında gerçekleştirilen Konferansa katılmış ve gözlemci sıfatıyla TÜRK-İŞ heyeti içerisinde yer almıştır. 

Uluslararası üst kuruluşlarımız olan IndustriALL Küresel ve Avrupa Sendikalarının yönetim kurulunda yer almakla yetinmiyoruz. Bunun yanısıra uluslararası alanda ikili ilişkilerimizi güçlendirmeye de devam ediyoruz. Fransız ve Alman Enerji İşçileri Sendikalarıyla yaptığımız ortak çalışmaların ardından IndustriALL Küresel Sendikasının çatısı altında Orta Doğu ve Afrika Bölgesi İrtibat Ağı’nın oluşturulması için düzenlenen uluslararası konferansa ev sahipliği yaptık. Böylece irtibat ağının TES-İŞ Genel Merkezinde ve TES-İŞ öncülüğünde kurulmasını sağladık. Hükümetin nükleer enerji programı çerçevesinde; vatandaşlarımızın bu konudaki kaygılarını da dikkate alarak, çalışmaya başladık. Akkuyu Nükleer Enerji Santrali’ni inşa eden ve nükleer enerjide dünya birinciliğine oynayan Rusya menşeili Rosatom Şirketi’nde örgütlü Rusya Nükleer Enerji Sendikası’yla ve yine aynı şirketin ilk nükleer santrali inşa ettiği Belarus’ta faaliyet gösteren Belarus Enerji Sendikasıyla işbirliği anlaşmaları imzaladık. Uluslararası işçi dayanışmasını hak ve özgürlüklerin korunması açısından zorunlu görüyor, gereğini yerine getiriyoruz.

Tüm güzelliklerin ülkemizin üzerinde olmasını temenni ediyor, vatandaşlarımıza ve üyelerimize aydın bir gelecek, güçlü bir Türkiye diliyorum. 

Son dönemde özellikle ekmek mücadelesi veren, işçileri hedef alan terör örgütü PKK’yı ve diğer tüm terör örgütlerini şiddetle kınıyor, şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.